Blog

Makaleler & Yayınlar

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Türk Yargısı Bakımından Bağlayıcılığı: Uluslararası Hukuk ve Anayasal Düzen Perspektifinden Bir İnceleme
Anayasa Hukuku / Uluslararası Hukuk
23 Nisan 2026Adem Aras

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Türk Yargısı Bakımından Bağlayıcılığı: Uluslararası Hukuk ve Anayasal Düzen Perspektifinden Bir İnceleme

AİHM kararlarının Türk yargısı bakımından bağlayıcılığı; uluslararası hukuk, anayasal düzen ve iç hukuk usul mekanizmaları ekseninde üç katmanlı bir yapı arz eder. AİHS m.46 çerçevesinde devlete yönelmiş uluslararası yükümlülük, Anayasa m.90'ın milletlerarası andlaşmalara tanıdığı öncelik ve CMK m.311 ile HMK m.375'teki yeniden yargılama mekanizmaları birlikte değerlendirildiğinde; AİHM kararları iç hukuk normlarını kendiliğinden ilga etmeyen, ancak yorum standardı ve ihlalin giderimi için güçlü bir normatif referans oluşturan "etkili ama usullü" bir bağlayıcılık rejimi yaratır.

Devamını Oku
Sınır Dışı Etme Kararlarında İdari Takdir Yetkisinin Sınırları: Ölçülülük ve Geri Gönderme Yasağı Bağlamında Anayasal Denetim
İdari Hukuk
23 Nisan 2026Adem Aras

Sınır Dışı Etme Kararlarında İdari Takdir Yetkisinin Sınırları: Ölçülülük ve Geri Gönderme Yasağı Bağlamında Anayasal Denetim

Sınır dışı etme (deportation) kararları, devletlerin egemenlik hakkına dayanan idari kararlardır. Ancak bu kararlarda İdare, tamamen keyfi hareket edemez; belirli hukuki sınırlar çerçevesinde hareket etmek zorundadır. Türkiye Cumhuriyeti'nde sınır dışı etme, İskân Kanunu, Pasaport Kanunu ve Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu çerçevesinde düzenlenmektedir. Sınır dışı etme kararlarında idari takdir yetkisinin sınırlarını, Anayasa'nın hak ve özgürlükleri koruyan maddeleri (bireysel başvuru, adil yargılama hakkı, aile yaşamının gizliliği vb.) ile belirlenmiştir. Ölçülülük ilkesi, sınır dışı etme kararının orantılı olup olmadığını denetler. Geri gönderme yasağı (non-refoulement) ise kişinin işkence veya insan hakları ihlalinin yaşandığı ülkelere gönderilmesini yasaklar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) bu konuda çok sayıda karar vermiştir. Bu makale sınır dışı etme kararlarındaki idari takdir yetkisini, ölçülülük ilkesinin uygulanmasını ve geri gönderme yasağını, anayasal denetim perspektifinden ve AİHM içtihatları ışığında detaylı biçimde incelemektedir.

Devamını Oku
Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) Davaları: Satış Görünümlü Bağışlarda Tapu İptali ve Tescil Rejimi (Atıflı Hukuki İnceleme)
Miras Hukuku
23 Nisan 2026Adem Aras

Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) Davaları: Satış Görünümlü Bağışlarda Tapu İptali ve Tescil Rejimi (Atıflı Hukuki İnceleme)

Muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) davası, mirasbırakanın yaşlılığında veya başka dönemlerde, mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla, ger çekte bağışlamak istediği gayrimenkuli tapuda satış veya başka ivazlı işlemler şeklinde devretmesi durumudur. Hukuki niteliği itibariyle "nispi muvazaa" olarak tanımlanan bu işlemlerde, görünürdeki işlem (satış) muvazaa nedeniyle geçersiz, gizli işlem (bağış) ise şekil şartı eksikliği nedeniyle geçersizdir. Muris muvazaası davalarında kanıtlama, mirasbırakanın gerçek iradesi ile satış bedeli ile gayrimenkul değeri arasındaki fark gibi kriterler çerçevesinde yapılır. Yargıtay, 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile bu tür davalarını tanımış ve bakım-beslenme gibi hususları da dikkate alarak geniş yorumlama yapmıştır. Vekalet görevinin kötüye kullanılması, iyiniyetli üçüncü kişi koruması, inanç lı işlemler ve aile konutu şerhi gibi konular bu davalarla yakından ilişkilidir. Tapu sicilinin güvenilirliği ile mülkiyet hakkının korunması arasında bir denge kurması gereken mahkemeler, bu tür davalarında somut olayın tüm unsurlarını derinlemesine araştırmalıdır. Bu makale muris muvazaası davalarının teorik temelini, uygulamada karşılaşılan sorunları, Yargıtay içtihatlarını ve güncel mahkeme kararlarını detaylı biçimde incelemektedir.

Devamını Oku
Türk Miras Hukukunda Zümre Sistemi, Miras Payları ve Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Usul ve Esaslar
Miras Hukuku
23 Nisan 2026Adem Aras

Türk Miras Hukukunda Zümre Sistemi, Miras Payları ve Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Usul ve Esaslar

Zümre sistemi (Parentela Sistemi), Türk Medeni Kanunu'nda kan hısımlığına dayalı yasal mirasçılığın belirlenmesinde kullanılan temel mekanizmadır. "Bir önceki zümrede mirasçı varken bir sonraki zümre mirasçı olamaz" ilkesine göre mirasçılar dört ana grupta sınıflandırılır: Birinci zümre (altsoy), ikinci zümre (ana-baba ve altsoyları), üçüncü zümre (büyük ana-baba ve altsoyları) ve sağ kalan eş. Her zümrede halefiyet ilkesi geçerli olup mirasbırakandan önce ölmüş olan mirasçının payı onun altsoyuna geçer. Mirasbırakanın ölümü ile tereke mirasçılara geçer ve bu aşamada "miras ortaklığı" oluşur. Miras ortaklığı elbirliği mülkiyetine tabidir ve mirasçılar taşınmazlar üzerinde oybirliği ile hareket etmek zorundadırlar. Bu katı yapı pratik hayatta uyuşmazlıklara yol açmış bu nedenle mirasçılara "ortaklığın giderilmesi" (izale-i şuyu) davası açma hakkı verilmiştir. Ortaklığın giderilmesi davası aynen taksim (fiziki bölünme) veya satış suretiyle (bedelin paylaştırılması) sonuçlandırılır. Taraf teşkili, muhdesat iddiaları, satış bedelinin dağıtımı, paylaşma sözleşmesinin geçerliliği ve eşitlik ilkesi bu davalarda önem taşıyan hususlardır. Bu makale zümre sistemini, miras paylarının belirlenmesini, miras ortaklığının niteliğini, ortaklığın giderilmesi davalarının usulünü ve Yargıtay içtihatlarını sistematik biçimde incelemektedir.

Devamını Oku
Türk Miras Hukukunda Zümre Sistemi, Miras Payları ve Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Usul ve Esaslar
Miras Hukuku
23 Nisan 2026Adem Aras

Türk Miras Hukukunda Zümre Sistemi, Miras Payları ve Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Usul ve Esaslar

Zümre sistemi (Parentela Sistemi), Türk Medeni Kanunu'nda kan hısımlığına dayalı yasal mirasçılığın belirlenmesinde kullanılan temel mekanizmadır. "Bir önceki zümrede mirasçı varken bir sonraki zümre mirasçı olamaz" ilkesine göre, mirasçılar dört ana grupta sınıflandırılır: Birinci zümre (altsoy), ikinci zümre (ana-baba ve altsoyları), üçüncü zümre (büyük ana-baba ve altsoyları) ve sağ kalan eş. Her zümrede halefiyet ilkesi geçerli olup, mirasbırakandan önce ölmüş olan mirasçının payı, onun altsoyuna geçer. Mirasbırakanın ölümü ile tereke mirasçılara geçer ve bu aşamada "miras ortaklığı" oluşur. Miras ortaklığı, elbirliği mülkiyetine tabidir ve mirasçılar taşınmazlar üzerinde oybirliği ile hareket etmek zorundadırlar. Bu katı yapı, pratik hayatta uyuşmazlıklara yol açmış, bu nedenle mirasçılara "ortaklığın giderilmesi" (izale-i şuyu) davası açma hakkı verilmiştir. Ortaklığın giderilmesi davası, aynen taksim (fiziki bölünme) veya satış suretiyle (bedelin paylaştırılması) sonuçlandırılır. Taraf teşkili, muhdesat iddiaları, satış bedelinin dağıtımı, paylaşma sözleşmesinin geçerliliği ve eşitlik ilkesi bu davalarda önem taşıyan hususlardır. Bu makale zümre sistemini, miras paylarının belirlenmesini, miras ortaklığının niteliğini, ortaklığın giderilmesi davalarının usulünü ve Yargıtay içtihatlarını sistematik biçimde incelemektedir.

Devamını Oku
Türk Hukukunda Kamulaştırma Rejimi: Teori, Uygulama ve Yargisal Denetim
İdari Hukuk
23 Nisan 2026Adem Aras

Türk Hukukunda Kamulaştırma Rejimi: Teori, Uygulama ve Yargisal Denetim

Kamulaştırma, devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin kamu yararı amacıyla özel mülkiyete müdahale ederek malı bedel karşılığı devralmasıdır. Türk kamulaştırma hukuku, mülkiyet hakkının Anayasa ve AİHS tarafından güvence altına alınması sebebiyle sıkı şekil ve esas şartlarına bağlanmıştır. Kamulaştırma süreci, kamu yararı kararı, tapuya şerh işlemi, satın alma usulü, yargısal bedel tespiti ve tescil aşamalarından oluşur. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, taşınmazların değerlendirilmesinde arsa/arazi ayrımını katı biçimde uygulamakta; emsal karşılaştırması ve net gelir metodu kullanmaktadır. Satın alma usulü dava şartıdır ve idarenin bunu usulüne uygun olarak denemesi zorunludur. Acele kamulaştırma istisnai bir yol olup, sadece el koyma yetkisi verir, mülkiyeti geçirmez. Danıştay, kamulaştırma işlemlerini "kamu yararı" ve "ölçülülük" açısından sıkı denetlemeye tabi tutar. Bu makale kamulaştırma rejiminin idari aşamasını, yargisal denetimini, bedel tespit yöntemlerini, acele kamulaştırmayı, kamulaştırmasız el atmayı ve Yargıtay-Danıştay içtihatlarını sistematik biçimde incelemektedir.

Devamını Oku
Miras Hukukunda Mirasçılıktan Çıkarma ve Mirasın Reddi: Teori, Uygulama ve Yargi Kararları
Miras Hukuku
23 Nisan 2026Adem Aras

Miras Hukukunda Mirasçılıktan Çıkarma ve Mirasın Reddi: Teori, Uygulama ve Yargi Kararları

Mirasçılıktan çıkarma (iskat), mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufu (vasiyetname) ile saklı paylı mirasçıyı mirasçılık sıfatından yoksun bırakmasıdır. Mirasın reddi ise mirasçının özgür iradesiyle mirasçılık sıfatını ve buna bağlı hak/borçları kabul etmemesidir. Mirasçılıktan çıkarma, cezai ve koruyucu olmak üzere iki türde yapılabilir; en sık cezai çıkarmaya başvurulur. Çıkarmanın geçerli olması için vasiyetnamede çıkarma sebebinin açıkça belirtilmesi zorunludur. Mirasın reddi ise Gerçek (Hakiki) Ret ve Hükmen Ret olmak üzere ikiye ayrılır. Hakiki rette mirasçı 3 ay içinde Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak mirası reddetmelidir. Hükmen rette ise tereke borca batıksa, mirasçının herhangi bir irade beyanına ihtiyaç olmaksızın miras reddedilmiş sayılır. Vekaletname aracılığıyla yapılan ret işlemlerinde, mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname zorunludur. Mirasçının terekeye karışması, tereke mallarını sahiplemesi durumunda ise TMK m. 610 uyarınca ret hakkı düşer. Bu makale mirasçılıktan çıkarma ve mirasın reddi kurumlarını, yasal şartlarını, hukuki niteliğini, doktrinel görüşleri ve Yargıtay içtihatlarını sistematik biçimde incelemektedir.

Devamını Oku
Tenkis Davasında Hukuki Nitelik, Tereke Kavramının Yargisal Analizi ve Hesaplama Metodolojisi
Miras Hukuku
23 Nisan 2026Adem Aras

Tenkis Davasında Hukuki Nitelik, Tereke Kavramının Yargisal Analizi ve Hesaplama Metodolojisi

Tenkis davası, mirasbırakanın saklı payları ihlal eden ölüme bağlı veya sağlararası kazandırmalarını yasal sınıra çeken yenilik doğurucu (inşai) bir davadır. Tenkis davasında tasarrufun iptali değil, saklı payı ihlal eden kısmının etkisiz hale getirilmesi amaçlanır. Tenkis davasının en karmaşık aşaması, terekenin (malvarlığının) doğru tespitidir. Net tereke, mirasbırakanın ölüm anındaki mallarından borçlar ve giderler düşülerek hesaplanır; ayrıca sağlığında yaptığı tenkise tabi kazandırmalar da terekeye "hesaben" dahil edilir. Sabit tenkis oranı yöntemi, saklı payı ihlal eden miktar ile ihlal eden kazandırmaların toplam değeri arasındaki oranın her kazandırmaya uygulanmasıyla adi (adil) bir tenkis sağlar. Tenkiste sıra kuralı, ölüme bağlı tasarruflardan başlanarak sağlararası kazandırmalara (en yeni tarihten en eski tarihe doğru) gidilmesini öngörür. Bu makale tenkis davasının hukuki niteliğini, tereke tespitini, net tereke hesabını, sabit tenkis oranını, tenkiste sıra kuralını ve bölünmez mal vasiyetini Yargıtay içtihatları ışığında sistematik biçimde incelemektedir.

Devamını Oku
Maden Hukukunda "Kiralamaya" (Rödövans) Dayalı İşletme Modelleri: Hukuki Niteliği, Usulü, Sözleşme Tasarımı ve Güncel Mevzuat-İçtihat Çerçevesi (2026)
Ticaret Hukuku
23 Nisan 2026Adem Aras

Maden Hukukunda "Kiralamaya" (Rödövans) Dayalı İşletme Modelleri: Hukuki Niteliği, Usulü, Sözleşme Tasarımı ve Güncel Mevzuat-İçtihat Çerçevesi (2026)

Maden hukukunda "kiralama" denildiğinde çoğunlukla rödövans sözleşmesi kastedilir. Rödövans, ruhsat sahibinin ruhsatı devretmeden, üretim ve işletme faaliyetini belirli bedel karşılığında üçüncü kişiye gördürmesidir. Ruhsat devri ile farklı olan rödövans, Maden Kanunu ve Maden Yönetmeliği tarafından tanınmış olmakla birlikte, sözleşme tasarımında titizlik gerektiren bir modeldir. Rödövansçı, işçilik, iş sağlığı ve güvenliği, çevre yönetimi gibi alanlarda ruhsat sahibi kadar sorumlu olabilir; ancak kamu hukuku yükümlülükleri ruhsat sahibinin üzerinde kalabilmektedir. Bedel hesabı, üretim taahhüdü, teminatlar, fesih ve tasfiye prosedürleri, İSG uyumu, rehabilitasyon yükümlülükleri, denetim ve delil düzeni rödövans sözleşmesinin kritik unsurlarıdır. Bu makale rödövansın hukuki niteliğini, usulünü, sözleşme tasarımında kritik maddeleri, uyuşmazlık tipolojisini ve güncel mevzuat-içtihat çerçevesini sistematik biçimde incelemektedir.

Devamını Oku
Kat Mülkiyeti Hukukunda Güncel Sorunlar: Site Yönetimlerinin Hukuki Statüsü, Temsil Yetkisi ve Yargisal Pratikler
Gayrimenkul Hukuku
23 Nisan 2026Adem Aras

Kat Mülkiyeti Hukukunda Güncel Sorunlar: Site Yönetimlerinin Hukuki Statüsü, Temsil Yetkisi ve Yargisal Pratikler

Kat Mülkiyeti Hukuku, Türkiye'de kentleşmenin hızlanmasıyla radikal değişime uğramıştır. Geleneksel birkaç daireli apartmanlardan, binlerce bağımsız bölüm ve karmaşık altyapı içeren devasa sitelere geçiş, hukuki sorunları beraberinde getirmiştir. Site yöneticileri tüzel kişiliğe sahip olmasa da, Yargıtay'ın işlevsel yorumu sayesinde sınırlı taraf ehliyeti kazanmıştır. Yöneticilerin temsil yetkisinin sınırları, aidat tahsilatı, ortak alanların korunması, ayıplı ifa davalarında taraf olma sorusu, toplu yapı yönetimine geçiş gibi konular, uygulamada en çok tartışılan alanlarıdır. Bu makale, site yönetimlerinin "sui generis" hukuki statüsünü, yetkilerini, taraf ehliyeti problemini, Yargıtay içtihadını ve güncel uygulamada dikkat edilmesi gereken hususları sistematik biçimde incelemektedir.

Devamını Oku
Kamulaştırma Davaları: İdari Yargı – Adli Yargı Ayrımı, Uygulama Sorunları, İçtihat ve Doktrin Çerçevesinde İnceleme
İdari Hukuk
23 Nisan 2026Sinan Celep

Kamulaştırma Davaları: İdari Yargı – Adli Yargı Ayrımı, Uygulama Sorunları, İçtihat ve Doktrin Çerçevesinde İnceleme

Kamulaştırma, devletin kamu yararı amacıyla özel mülkiyeti bedel karşılığı devralmasıdır. Türk hukuk sisteminde kamulaştırma uyuşmazlıkları, idari yargı ve adli yargı arasında bölünmüş bir yapı ile incelenir. İdari yargı, kamulaştırma işleminin hukuka uygunluğunu (yetki, sebep, usul, maksat) denetlerken; adli yargı, bedel tespiti ve tescil davalarını görür. Bu karma model teorik avantajlar sunsa da, uygulamada bekletici mesele, yürütmenin durdurulması, tescil kesinliği ve tapu sicili temas etme gibi sorunlar yaratmaktadır. Anayasa Mahkemesi'nin norm denetimi kararları, bu yapının mülkiyet hakkının etkin korunması bakımından yapısal sorunlar doğurabileceğini belirtmektedir. Bu makale kamulaştırma davalarının idari ve adli boyutlarını, görev ayrımını, bekletici mesele mekanizmalarını, güncel içtihat eğilimlerini ve uygulamada dikkat edilmesi gereken kritik noktaları sistematik biçimde incelemektedir.

Devamını Oku
İşçi Davalarında Feshin Hukuki Niteliği, Arabuluculuk Dava Şartı ve İspat Rejimi: Doktrin ve İçtihat Eksenli İnceleme
İşçi Hukuku
23 Nisan 2026Adem Aras

İşçi Davalarında Feshin Hukuki Niteliği, Arabuluculuk Dava Şartı ve İspat Rejimi: Doktrin ve İçtihat Eksenli İnceleme

İşçi davalarının çoğu fesih olgusuna bağlıdır. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe iade, yıllık izin, fazla mesai gibi alacaklar fesih türüne göre doğru hesaplanmalıdır. Fesih, bozucu yenilik doğuran ve karşı tarafa varması gereken tek taraflı bir haktır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, işçi alacak davalarında arabuluculuğu dava şartı haline getirmiştir; bu sadece formel koşul değil, zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri durduran önemli bir mekanizmadır. İspat rejimi ise işverene fesih sebebinin geçerliliğini ispat etme yükü yükler. Haklı fesih, bildirimli fesih, belirsiz/belirli süreli sözleşmeler, toplu eylem ve sendikal tazminat gibi özel türlerde farklı kurallar geçerlidir. Bu makale feshin hukuki niteliğini, arabuluculuğun usulsel ve maddi etkilerini, ispat stratejisini ve Yargıtay içtihadını sistematik biçimde incelemektedir.

Devamını Oku
Gayrimenkul Hukukunda İnanç İşlemi (Fiducia): Teori, Uygulama ve İspat Sorunları Üzerine Kapsamlı Bir İnceleme
Gayrimenkul Hukuku
23 Nisan 2026Sinan Celep

Gayrimenkul Hukukunda İnanç İşlemi (Fiducia): Teori, Uygulama ve İspat Sorunları Üzerine Kapsamlı Bir İnceleme

İnanç işlemi (Fiducia), Türk hukuk sisteminde kanundan bağımsız olarak Yargıtay içtihatlarıyla geliştirilmiş, gayrimenkul devrine ilişkin özel bir kurumdur. 1947 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı ile tanınan bu işlem, inananın hakkı belirli bir amaçla inanılana devretmesi ve inanılanın iade taahhüdü vermesi biçiminde gerçekleşir. Muvazaa, nam-ı müstear ve teminat işlemleriyle karıştırılabilen bu kurum, dış ilişkide tam hüküm, iç ilişkide ise sınırlı sonuç doğurur. En kritik sorun ispat, yazılı delil, yazılı delil başlangıcı, yemin ve zamanaşımı meselesidir. Bu makale inanç işleminin hukuki niteliğini, şartlarını, benzer kurumlardan ayrımını ve uygulamada sık karşılaşılan ispat sorunlarını sistematik biçimde incelemektedir.

Devamını Oku
Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) – Hukuki Niteliği, Şartları, Kapsamı ve Uygulama Sorunları (Doktrin ve İçtihat Işığında)
Gayrimenkul Hukuku
23 Nisan 2026Adem Aras

Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) – Hukuki Niteliği, Şartları, Kapsamı ve Uygulama Sorunları (Doktrin ve İçtihat Işığında)

Ecrimisil, taşınmaz uyuşmazlıklarında malik veya hak sahibinin, kötüniyetli zilyetten haksız işgal sebebiyle isteyebileceği özel bir tazminattır. "İşgal tazminatı" veya "haksız kullanım bedeli" olarak adlandırılsa da, teknik olarak haksız eylem karakterli bir zararın giderilmesidir. Kira sözleşmesiyle karıştırılmaması gereken ecrimisil, haksız işgal, kötüniyet ve haklı sebep yokluğu gibi özgün şartları gerektir. Yargıtay içtihadı ecrimisilin "en azı emsal kira geliri" olduğunu; kapsamına olumlu (yıpranma) ve olumsuz zararları (mahrum kalınan fayda) girebileceğini belirtir. Kamu taşınmazlarında 2886 m. 75 special rejim öngörürken, özel hukuk ecrimisili ayrı değerlendirmeler talep eder. Bu makale ecrimisilin hukuki niteliğini, şartlarını, hesaplama tekniklerini, dava sorunlarını ve Yargıtay içtihadını sistematik biçimde incelemektedir.

Devamını Oku
Çek ve Kambiyo Senetleri Uyuşmazlıkları: İmzaya İtiraz, Borca İtiraz, Sorumluluk Rejimi, İspat ve Uygulama (Doktrin ve İçtihat Işığında)
Ticaret Hukuku
23 Nisan 2026Adem Aras

Çek ve Kambiyo Senetleri Uyuşmazlıkları: İmzaya İtiraz, Borca İtiraz, Sorumluluk Rejimi, İspat ve Uygulama (Doktrin ve İçtihat Işığında)

Çek ve kambiyo senetleri (bono, poliçe) ticari yaşamda hızlı ödeme ve finansman sağlarken, uyuşmazlıklar da karmaşık hukuki sorunlar yaratmaktadır. "İmzaya itiraz" (sahte imza, temsil yetkisizliği) ve "borca itiraz" (borç olmadığı, ibra, zamanaşımı) iki temel savunma başlıkları, kambiyo takibinde farklı sonuçlar üretir. TTK, İİK ve HMK hükümleri çerçevesinde imza inkârının mutlak defi niteliği, ispat yükü, 5 günlük itiraz süresi, geçici durdurma mekanizması ve tazminat risklerinin doğru anlaşılması önem taşır. Bu makale, kambiyo senetlerinde uyuşmazlıkların çekirdeğini oluşturan imzaya ve borca itiraz savunmalarını; sorumluluk rejimini, ispat mekanizmalarını ve Yargıtay içtihadını sistematik biçimde incelemektedir.

Devamını Oku
Bedensel Zararlarin Tazmininde Geçici ve Sürekli İş Göremezlik Ayrımı: Teorik Temeller, Hesaplama Teknikleri ve Yargisal Uygulamalar
İş Hukuku
23 Nisan 2026Adem Aras

Bedensel Zararlarin Tazmininde Geçici ve Sürekli İş Göremezlik Ayrımı: Teorik Temeller, Hesaplama Teknikleri ve Yargisal Uygulamalar

Bedensel zararların tazmininde "Geçici İş Göremezlik" ve "Sürekli İş Göremezlik" ayrımı, tazminat hesaplarının en kritik ve en sık yanlış uygulandığı konulardan biridir. Geçici iş göremezlik "yoksun kalınan kar" (Lucrum Cessans) olarak kazanç kaybı tazminatı iken; sürekli iş göremezlik "güç kaybı teorisi" uyarınca efor tazminatıdır. TBK m. 54 kapsamında bu iki tazminat türünün farklı hesaplama parametreleri, maluliyet oranı ve sosyal güvenlik mahsubu kuralları bulunmaktadır. Uygulamada mükerrer ödeme, eksik hesaplama ve rücu işlemlerinde hatalar yaygındır. Bu makale, doktrinsel temeller, Yargıtay içtihadı, hesaplama teknikleri ve sık karşılaşılan uygulamasal sorunlara çözüm önerileri sunmaktadır.

Devamını Oku
Aile Hukuku ve Gayrimenkul Hukuku Ekseninde Mülkiyet Hakkının Sınırları, Tedbir Sorunları ve Tasfiye Rejimi
Aile Hukuku
23 Nisan 2026Adem Aras

Aile Hukuku ve Gayrimenkul Hukuku Ekseninde Mülkiyet Hakkının Sınırları, Tedbir Sorunları ve Tasfiye Rejimi

Aile kurumunun toplumun temeli olması, mülkiyet hakkının anayasada güvence altına alınmasıyla çatışan bir alan oluşturmuştur. Aile konutu koruma düzenlemesi, eşlerin tasarruf yetkisini sınırlamakta; boşanma davalarında gayrimenkullerin korunması son derece güç olmakta; mal rejiminin tasfiyesinde değerleme anı belirlenirken enflasyonun etkisi ciddi sorunlar yaratmaktadır. TMK m. 194 aile konutu koruması, HMK m. 389 ihtiyati tedbir hükümlerinin dar yorumlanması ve tasfiye tarihi-değerleme tarihi ayrımı gibi kritik sorunların Yargıtay içtihatlarına aynı anda konu olmaktadır. Bu makale, bu üç temel alanı doktrinel tartışmalar, Yargıtay'ın yerleşik ve güncel içtihatları çerçevesinde sistematik biçimde incelemektedir.

Devamını Oku
Yabancı Unsurlu Miras: Yurt Dışındaki Taşınmazlar ve Yabancıların Türkiye'de Miras Hakları (Türk Milletlerarası Özel Hukuku Perspektifi)
Miras Hukuku
23 Nisan 2026Adem Aras

Yabancı Unsurlu Miras: Yurt Dışındaki Taşınmazlar ve Yabancıların Türkiye'de Miras Hakları (Türk Milletlerarası Özel Hukuku Perspektifi)

Yabancı unsurlu miras, modern toplumlarda çifte vatandaşlık, karma evlilikler ve uluslararası gayrimenkul yatırımlarının artmasıyla uygulamada en çok uyuşmazlık üreten alanlardan biridir. Türkiye bakımından sorun iki ana eksende yoğunlaşır: murisin terekesinde yurt dışı taşınmazlar bulunduğunda hangi hukuk uygulanacağı ve mirasçılardan bazıları yabancı uyruklu ise bu kişilerin Türkiye'deki taşınmazları miras yoluyla hangi şartlarla kazanabilecekleridir. Bu makale, MÖHUK ve Tapu Kanunu temel alınarak, yabancı unsurlu mirasın bağlama kuralları, yurt dışı taşınmazların statüsü, Türkiye'deki taşınmazlarda yabancı mirasçıların iktisabı ve içtihatla şekillenen kritik noktaları sistematik biçimde incelemektedir.

Devamını Oku
Vergi Usul Kanunu'nda En Sık Karşılaşılan Uyuşmazlık Alanı Olarak Vergi Ziyaı Cezası ve Kaçakçılık Fiilleriyle İlişkisi
Vergi Hukuku
23 Nisan 2026Adem Aras

Vergi Usul Kanunu'nda En Sık Karşılaşılan Uyuşmazlık Alanı Olarak Vergi Ziyaı Cezası ve Kaçakçılık Fiilleriyle İlişkisi

Vergi Usul Kanunu'nda en yoğun uyuşmazlık alanı olarak vergi ziyaı cezası, vergi tahakkukunu bozan davranışlara bağlanan karmaşık bir idari yaptırımdır. VUK m. 341'deki tanımdan başlayarak, m. 344'teki kat sayısı uygulamaları ve özellikle m. 359'da sayılan kaçakçılık fiilleriyle olan ilişkisi, uygulamada hukuki anlamda en tartışmalı konuları oluşturmaktadır. Sahte belge, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge, defter gizleme gibi fiiller, bir yandan idari yaptırım diğer yandan ceza sorumluluk doğurarak, vergi güvenliği ile mükellef hakları arasındaki dengeyi test etmektedir. Bu makale, Danıştay içtihadı ve doktrinsel değerlendirmeler çerçevesinde vergi ziyaı cezasının yasal dayanağını, uygulanma ölçütlerini ve sıkça karşılaşılan uyuşmazlıkları detaylı olarak incelemektedir.

Devamını Oku
Saklı Payın Korunması Bağlamında Tenkis Davaları: Murasin Tasarruf Özgürlüğü ile Mirasçı Hakları Arasındaki Denge
Miras Hukuku
01 Nisan 2026Adem Aras

Saklı Payın Korunması Bağlamında Tenkis Davaları: Murasin Tasarruf Özgürlüğü ile Mirasçı Hakları Arasındaki Denge

Saklı pay (réserve héréditaire), Türk Medeni Kanunu'nda yasal mirasçılarına tanınan ve mirasbırakanın tasarruf özgürlüğü ile sınırlanan bir hak koruma mekanizmasıdır. Tenkis davası ise saklı pay sahibi mirasçının, mirasbırakanın tasarrufları (bağışlar, vasiyetname) nedeniyle saklı payına tecavüz edilmişse bu tecavüzün giderilmesi için açabileceği davadir. Türk hukuku saklı payı TMK m. 502-521 çerçevesinde düzenlemektedir. Tenkis davasının açılabilmesi için mirasçının saklı payı ile yapılan tasarruflar sonrası kalan miras arasında fark olması zorunludur. Tenkis davası, tenkis oranını belirlemek için muris'in tasarruflarının kronolojik sırası ve bu tasarruflar arasındaki ilişki titizlikle incelenmelidir. Yargıtay, tenkis davasında murasin tasarruf özgürlüğü ile saklı pay sahibinin haklarını dengeleme konusunda çeşitli içtihadlar geliştirmiştir. Bu makale saklı payın hukuki niteliğini, tenkis davasının şartlarını ve prosedürünü, saklı pay hissesinin hesaplanmasını ve Yargıtay içtihatlarını sistematik biçimde incelemektedir.

Devamını Oku